Makaleler

Farklı Anne Baba Tutumları ve Çocuk Üzerindeki Etkileri

Farklı Anne Baba Tutumları ve Çocuk Üzerindeki Etkileri

Anne ve babalar çocukları için en doğru olanı yapmak ve çocuklarının gelişimine katkıda bulunmak isterler. Ancak anne ve babanın doğruları ve çocukları için yaptıkları çocuklar için her zaman doğru ve iyi olmayabilir. Her anne ve babanın doğruları birbirinden farklı olduğundan çocuklara karşı tutum ve davranışları da farklı farklıdır. Çocuğunun kişiliğinin temel taşlarının oluştuğu okul öncesi dönemde, ailenin çocuğa karşı olan tutum ve davranışları çok büyük önem taşımaktadır. Ayrıca anne ve babanın sadece çocuğa karşı değil birbirlerine karşı davranışları da çocuğun dış dünya ile kuracağı ilişki için bir model oluşturmaktadır. Ana-baba tutumu gelişmekte olan çocuğa model olur ve çocuk gördüğü bu modeli taklit ederek, bu davranışları özümseyerek, kişiliğini yavaş yavaş oluşturmaya başlar. Bu sebeple ebeveynlerin çocuklarından bekledikleri davranış modeline uygun davranmaları gerekmektedir. Ana-baba tutumları ile bakıldığında ebeveynlerin çocuklara karşı olan tutumlarını ailelerinden aldıkları görülür. Ana-babanın çocuklarına yönelttikleri tutumları, kendi ailelerinin onlara olan tutumları ile ölçülebilir ya da tamamen zıt olabilir. Çocukluk yıllarında engellenmiş bireyler, anne baba olduklarında kendi ebeveynlerinden gördükleri yöntemlerle çocuklarını eğitmeye çalışabilirler. Bunun tersi olarak anne ve babanın aşırı baskı altında yetişmiş olması, kendi çocuklarına gevşek ve yumuşak bir tutum içinde olmalarına da sebep olabilir. Her iki tutum da çocuğun ihtiyacı olan modelden yoksun kalmasına ve bunun sonucunda olumsuz bazı davranışları sahip olmasına yol açar. Ana-babanın çocuklarına karşı tutumlarının sağlıklı olabilmesi ana-babanın kendiyle barışık dengeli huzurlu ve birbirine karşı sevgi ve saygılı olmalarına bağlıdır.

Tüm bunlara bakılınca farklı ana-baba tutumlarını 6 başlıkta toplayabiliriz.
1. Otoriter Tutum

Geleneksel aile yapımız da sıklıkla bu tutuma rastlanmaktadır. Bu tutumda anne-baba çocuğa katı bir disiplin uygular. Çocuk her kurala uymak zorundadır. Ebeveynlerinin baskısı altında olan çocuk; sessiz, uslu, dikkatli olmasına karşın çekingen, silik, başkalarının etkisinde kolayca kalabilen, aşırı hassas bir yapıya sahip olabilmektedir. Bu tutum çocuğun kendine olan özgüvenini ortadan kaldıran bir tutumdur; çünkü çocuğun kişiliği hiçe sayılmakta ve istekleri önemsenmemektedir. Yine bu çocuklar asi ve isyankâr davranışlarda da bulunabilirler. Baskılı ve otoriter ortamlarda yetişen bu çocuklar içlerinden geldiği gibi davranmak yerine olması gereken davranışlarda bulunurlar. Zor yoluyla denetleme ve sevgi esirgenerek denetleme bu tutumun farklı boyutları olarak ele alınabilir.

2. Demokratik Tutum

Demokratik tutum çoğu zaman ailelerde yanlış anlaşılmakta ve demokratik tutum ile çocuk merkezli tutum karıştırılmaktadır. Demokratik tutumda çocuk tüm yönleriyle kabul edilir. Çocuğa yol gösterilir ama alacağı kararlar konusunda serbest bırakılır. Aile içinde kurallar sınırlar herkes için ve hep birlikte belirlenir. Bu sınırlar içinde çocuk özgürdür. Kuralların mantıklı açıklaması yapılır. Aileyi ilgilendiren kararlar beraber alınır, her konuda çocuğun düşünce ve fikirleri dinlenir. Demokratik ve güven verici bir ortamda yetişen çocuk kendisine ve çevresine saygılı, sorumluluk sahibi, sınırlarını bilen, aktif, katılımcı, hoşgörülü ve mutludur. Anne-babanın tutarlı ve kararlı tutumu da çocukta güven duygusunun gelişmesine yardımcı olur.

3. Çocuk Merkezci Aile

Bu tutumda çocuk ailede inisiyatif sahibi olan tek kişidir. Çocuk aileyi yönetir. Her istediği yapılır, istemediği şeyler ise yapılmaz. Ailelerden “bir tanecik çocuğum var onun istediğini yapmayacağım da ne yapacağım”, “biz onun için yaşıyoruz” ya da “hayır dedi mi hayırdır” gibi sözcükleri sıklıkla duyabiliriz. Çocuk merkezli ailelerde çocuğun aşırı hareket ve davranış serbestliği vardır. Kendine veya başkalarına zarar verecek davranışlar bile denetim altında tutulmamaktadır. Böyle bir durumda çocuk neyi yapıp neyi yapmaması gerektiğini bilmemektedir. Çünkü aile tarafından bu sınırlar çizilmemiştir. Ebeveynlerle çocuk arasındaki sağlıklı bir ilişkinin olmaması evde çocuğa abartılmış bir sevgi gösteriliyor olması çocuğun doyumsuz bir birey olmasına yol açabilmektedir. Bu çocuğun sosyalleşmesini olumsuz yönde etkiler; böyle bir ortamda yetişen birey her isteğini yerine getirileceğini zanneder ancak sosyal bir ortamda kurallarla karşılaşınca hayal kırıklığına uğrar ve isteklerini yerine getirmek için baskı uygulaması da onun sevilmeyen bir insan olmasını ve toplumda dışlanmasına yol açabilir.

4. Koruyucu Tutum

Aşırı koruyucu anne-baba tutumunda çocuğa gerekenden fazla kontrole özen gösterilmektedir. Aşırı koruyuculuk daha çok anne çocuk ilişkisinde ortaya çıkmaktadır. Anne çocuğu sürekli korumakta ve ihtiyaçlarını sürekli olarak gidermektedir. Çocuğun kendi başına yapabileceği şeyler bile anne tarafından karşılanır. Böyle bir tutum da çocuğun kendi kendine bir şeyler yapabilmesine olanak tanınmamaktadır. Bunun sonucu olarak çocuk güvensiz ve başkalarına aşırı bağlı bir kişi olabilir. Aşırı koruyucu ve sevgi ile büyütülen çocuklar sosyal hayata yeterince hazırlanamazlar. Atılım ve başarma gücünden yoksundurlar. Aileden uzak olma onlar için çok zor bir durumdur. Çocuk ailesine olan bağlılığını dış çevreden edinebilir, onu koruyup kollayacak birini bulunca bırakmaz. Ve ona bağımlı hale gelir, yaşamı boyunca bu bağlılık kişi de devam eder.

5. Kararsız Ve Dengesiz Tutum

Anne babanın dengesiz ve kararsız olması çocuğu olumsuz yönde etkilemektedir. Bu dengesizlik anne baba arasında görüş ayrılıklarından kaynaklanabileceği gibi anne ya da babanın gösterdikleri değişken davranış biçimlerinden de kaynaklanabilir. Çocuk yaptığı bir davranışın kimi zaman hoş görülürken kimi zaman aynı davranış yüzünden ceza alıyor olmasını anlayamaz. Bu yüzden çocuğa cezayı hangi davranışından dolayı aldığı açıklanmalıdır. Böylece çocuk hangi davranışını yanlış hangi davranışının doğru kategorisine girdiğini daha rahat fark edecek ve aynı davranışı tekrarlamamaya çalışacaktır.

6. Kayıtsız Ve İlgisiz Tutum

Kayıtsız tutumda çocuğa düşen sevgi ve ilgi payı azdır. Bu tutumla büyüyen çocukların pasif ve donuk oldukları görülür. Disiplinsizlik söz konusudur ancak disiplinsizliği nedeni sorumsuzluk ve ilgisizliktir. Bu tutumda ana-baba çocuğa model olamaz. Böyle bir ortamda yaşayan çocuk anne-babasının dikkatini çekmek için alışılmadık davranışlar sergiler. Aile çocuğa model olmadığı için kendine başka modeller seçer. Bu tür tutuma sahip olan ana-babanın yanında yaşayan çocuk zararlı alışkanlıklar edinmeye meyillidir. Ana-babanın ilgisizliği ile çocuğun yakın çevresindeki insanlara ve eşyaları verdiği zarar ve suçluluk davranış arasında yakın bir ilişki bulunmuştur. Yapılan araştırmalara göre ilgisiz ve kayıtsız anne baba tutumu çocuğun saldırganlık eğilimini yükseltmektedir.

Gülşen Yıldırım
Uzm. Pedagog

FACEBOOK

GOOGLE+