Makaleler

Çocukluk Çağında Yaşanan Korkular ve Etkileri

Çocukluk Çağında Yaşanan Korkular ve Etkileri

Korkular

Dönme dolabın girişinde sekiz bir kız çocuğu ağlıyordu.

“Hiçbir tehlike yok. Korkaklık etme. Günümüzü mahvedeceksin.”

Küçük kız daha şiddetli ağlamaya başladı. Sıradaki bir adam araya girdi. “Korkmaya hakkı var. Eğlencenizi bozmanıza gerek yok. Siz binin o burada sizi beklesin.”

Küçük kızın yüzünde kocaman bir gülümseme belirdi. Birisi onu duymuştu. Ailenin geri kalanı bindi. O aşağıda kaldı ve onları izledi. Kendi gibi korkan küçük bir kızla sohbet etti. Mutlulukla parlıyordu.

Zorlamak gereksizdir ve çoğunlukla korkuyu güçlendirir. Çocuk yada yetişkin birinin korkusunun geçmesine yardım etmek zaman gerektirir. Zamanla korku yerini isteğe bırakır. Ebeveyn olarak siz onu zorladığınızda çocuk size boyun eğmek zorunda kalır. Bu kendi kararı değildir bu nedenle kendi kaynaklarını harekete geçiremez. Kendini yaptığı şeyden sorumlu hissetmez. Tabi olmak korkusunu daha da artırır.

Korkuları sürekli olarak görülen küçük çocuklar, büyüdüklerinde daha açık ve daha cesur yetişkinler olmazlar. Tüm korkularını yok sayabilir ve korkusuzmuş gibi davranırlar. Bir şeyler hissetmek için ve kendilerini nasıl kontrol ettiklerini test etmek için risk daha fazla risk almaya eğilimli olurlar.

Her korkunun bir varlık nedeni vardır. Korkuya saygı gösterilmeli, dinlenmeli ve normal karşılanmalıdır. Çünkü korku temelde sağlıklı bir duygudur. Bizi tehlikeye karşı uyarır ve bedenimizi onunla karşılaşmaya hazırlar. Bize bilmediğimiz bir şeye hazırlanmayı öğretir. Doğaldır ve onu kullanmamız için vardır.

Aynı zamanda oransız, yer değiştirmiş, baskılayan ve kesinlikle yarasız korkularda vardır. Bunlar bir mesaj niteliğindedir. Çocuğunuz bunlar aracılığıyla size bir şeyler söylemeye çalışıyordur.

En Sık Karşılaşılan Korkular

Hemen hemen herkesin çocukluğunda yaşadığı tipik ve benzer korkular vardır. Yüksek seslerden, yabancılardan, ayrılıktan, banyodan, düşmekten, karanlıktan, hayaletlerden korkma gibi. Bu korkular gelir ve geçer. Çocuğun ruh dünyasının geliştiğini gösterirler. Bazı yaşlarda normaldir ve eğer çocuğun hayatını sıkıntılı hale getirmiyorsa sorun değildir. Zamanla yer değiştirir ve ortadan kalkar.

Yüksek Seslerden Korkmak; yüksek bir ses bizi yerimizden sıçratabilir. Küçük bir çocukta ise paniğe kapılmasına sebep olabilir. Bu bir koruma refleksidir. Gürültü potansiyel bir tehlikenin ifadesidir ve kaçmaya işaret eder. Küçük bir çocuk kaçamaz ama ağlar veya bağırır.

A… 22 aylıktı ve bitişik evde tamirat vardı. Birden ani bir duyuldu, galiba matkaptı. Duvar titremeye başladı. Gürültü küçük çocuğun büyük bir korkuya kapılmasına, titremesine, bağırmasına ve ağlamasına sebep oldu.

Annesi onu kollarına aldı ve hızla gürültünün kaynağından uzaklaştı. Daha sakin bir yere giderek, çocuğunu sımsıkı sararak onun yoğun duygularını kabul etti. Şefkatle onun bir süre ağlamasına izin verdi. Nefes alış verişini çocuğununkine uydurarak şunları söyledi;

“ Korktun çünkü çok büyük bir gürültüydü, bende korktum. ( bu doğruydu )”

Beklemediğimiz bir anda birdenbire bir gürültü duyduğumuzda korkarız. Bu gürültünün nereden geldiği hakkında bir fikrin var mı?

“ Hayır,” diye yanıtladı küçük çocuk, ağlayarak.

“ Ne olduğunu görmek ister misin? “

Böylece anne yapılan tamirattan bahsetti, neler yapıldığını anlattı.

Tamiratların bitiminden sonra bir ay boyunca küçük çocuk her türlü gürültüye karşı hassastı. Uzakta bir köpek mi havlıyor? “ Köpek beni korkuttu! Diyordu. Bu cümleye bir yanıt değil, bir kabul bekliyordu. “ Gürültüden korktun. “ Gürültü ya da korku hatıralarını hatırlamak, ihtiyaç duydukça onlardan söz etmek insanın kendisini yeniden yapılandırmasını ve rahatlamasını sağlar.

Kedi, Köpek, Örümcek, Böcek Korkusu Ve Diğer Fobiler

Gayet masum görüntüler fobileri tetikleyebilir. Çocuk küçükken görüntülerin sınırlarını her zaman belirleyemez. Ekranda ki görüntünün biraz hızlı, müziğin sesinin biraz yüksek olması korkunun tetiklenmesine yeter.

Çocukların böceklerden korkması doğal değildir. Onları ellerine alıp veya uzaktan inceleyebilirler. Her şey büyüklerin böcek gördüklerinde göstermiş oldukları davranışlarına bağlıdır. Çünkü korku aşırı derecede bulaşıcıdır. Başkası korkuyorsa demek ki bu tehlikeli bir şeydir. Ve ondan korkulmalıdır.

Uyumaktan Korkmak – Karanlıktan Korkmak

Perdelerin arasından odaya çizgi çizgi ışıklar giriyor ve duvarda izler oluşturuyor. Sokak lambası ağaçları aydınlatıyor ve rüzgar dalları sallıyor. Bu hareket eden gölgeler ne olduklarını bilmeyen çocuk için çok korkutucu olabilir.

Uyumak için kendimizi güvende hissetmeliyiz. Bizi çağırdığında çocuğun yanına gitmek, çocuğun kendisini güvende hissetmesini sağlar. Böylece çocuk anne babasına güvenebileceğini bilir. Bir gece lambası çocuk gece uyandığında etrafı kolayca görebilmesini sağlar ve nesnelerin gerçek sınırlarını anlamasını sağlar ancak ebeveynin yerini tutmaz.

Uyumak kontrolü bırakmaktır. Kendini bırakmak, başka bir dünyaya girmek, rüya ya da belki kabus görme riskini almaktır. Bu nedenle yanımızda birinin olmasını isteriz.

Uyku öncesinde hikaye okuduktan sonra çocuğa masaj yapmak güvende hissetmeye yardımcı olur ve güzel bir gece geçirmesini sağlar. Bedeninin sınırlarını hissetmek rahatlatıcıdır.

Yatma zamanı gün içinde olup bitenlerden söz etmek, yarım kalmış hikayeleri tamamlamak, şüphe uyandıran soruları cevaplamak ve sıkıntıları paylaşmak için en ideal zamandır.

Kabus mu görüyor? Geceleyin odanın içinde şekil değiştiren bir nesne mi var? Gece lambası şüpheli bir gölge mi oluşturuyor?

Belki de sadece yanında olmanıza ihtiyacı olduğunu söylemeye çalışıyordur. Birkaç dakika yanında yatarak ona hayat boyu eşlik edecek bir güven hissi sağlarsınız. Bu isteği reddettiğinizde çocuğu karanlıkta tek başına uykuya geçmek zorunda bırakmış olursunuz.

Ayrıca gecenin bir yarısında uyandıran gece korkuları gün içinde iyi yönetilememiş duyguların ifadesidir.

Çocuğun Korku Karşısında Hissettiklerine Eşlik Etmek

1. Hissettiği duyguya saygı duymak

Çocuğunuzun size güvenmesi için bu gereklidir. Size mantıksız gelse bile, onun duygularına saygı gösterin. Çocuk korkar, korkmak için nedeni (hatta nedenleri ) vardır. Siz de çocuk da bu nedenin ne olduğunu bilmeseniz bile.

2. Dinlemek

“ Seni korkutan ne?”

“ Seni en çok korkutan ne?”

“Köpekten korkuyorum” çok geniş bir ifadedir. Köpeğin havlamasından mı korkuyor? Ani hareketlerinden mi? köpeğin birden bire üstüne atlayacağından mı korkuyor?

Dinlemek sadece çocuğa kulak vermek değil, onun gerçek hislerini ifade edebilmesine yardım etmektir. “Neden?” diye sorarak düşüncelerini harekete geçirmemeye dikkat edin. Size akıllıca bir cevap vermeye çalışır ama bu onun gerçekliği değildir. Sadece “Ne?” “Nasıl?” gibi sorularla onun korkusunu keşfetmesine ve ifade etmesine eşlik edin.

3. Kabul etmek ve anlamak

“Korkmanı anlıyorum. Bu köpek çok gürültü yapıyor.”

Çocuğun hissettiği duyguyu kabul edin. Bunu onayladığınızı ona hissettirin. Ne hemen onu korkusundan “kurtarmaya” ne de onun yerine sorunu çözmeye çalışın. Şefkat empati gösterin. İhtiyacı olan şey bu!

4. “ Ben de… “ demek

Çocuğa ne hissettiğini söyledikten sonra siz de bugüne dair ya da geçmişte hissettiğiniz duygularınızdan bahsedebilirsiniz. Küçük bir çocukken sizin de benzer bir korkunuz var mıydı? Paylaşın. Korkuyor gibi yapmayın. Çocuğun korkmadığı bir korkuyu seçin ki o sırada kendisini sizden daha güçlü hissetsin. Bu kendi korkusuyla yüzleşmesine yardım eder.

5. İç ve Dış Kaynaklarını Arayın

Herkesin bir korkuyu yenme tecrübesi vardır.

“Hatırlıyor musun bir korkun vardı ama artık ondan korkmuyorsun.” Eğer hatırlayamazsa ne olduğunu ona hatırlatın.

“Önceden bir korkun vardı ama sonra onu yendin. Bu tecrübeni köpek korkunu da yenmek için kullanmaya ne dersin.?

Düşünmesi için ona birkaç dakika zaman verin.

6. Enerjisini Aktarmasına Yardım Edin

Korktuğumuz zaman diyaframımız kasılır. Onu gevşetmeye yarayan her şey korkumuzdan kurtulmamıza yardım eder. Derin nefes almak, şarkı söylemek, bağırmak, gülmek. O derin baskı hissinden kurtulana kadar çocuktan derin nefesler almasını isteyin, birlikte şarkı söyleyin, gülün. Sesini çıkarmasına yardımcı olun.

7. İhtiyaç Duyduğu Bilgileri Vermek

Çocuğunuz kendi kaynaklarına ulaştı. Şimdi sırada köpeğin tehlikeli olup olmadığı dair bilgi vermeye geldi. Korkan kişi rahatlamaya ve bilgiye ihtiyaç duyar. Önce onun hislerini dinlemeli sonrasında bilgi paylaşmalısınız. Ancak bundan sonra çocuk sizi dikkatlice dinler. Daha iyisi ise cevapları kendisinin bulmasıdır. “ tehlikeli olup olmadığını öğrenmek için ne yapabilirsin “ gibi. Düşünmesine yardımcı olun. Kendi başına kolay edinemeyeceği bilgileri ona siz verin. Araştırmasını ne kadar sahiplenir ve ilerletirse korkusunun karşısında kendisini o kadar güçlü hisseder.

8. Korkusuna Karşı Farklı Cevaplar Hazırlatın

Duruma göre tatmin edici bir çözüm bulduğunda durmasını veya başka alternatifler üretmesini isteyin. Fikirlerini “ iyi “ ya da “kötü” olarak değerlendirmemeye dikkat edin. “ Başka ne yapabilirsin? Veya Eğer böyle yaparsan ne olur? “ gibi sorularla yeni cevaplar bulmasına yardımcı olun.

Gülşen Yıldırım
Uzm. Pedagog

Kaynak: İsabelle Filliozat & co

FACEBOOK

GOOGLE+